Geçmişe dair tahmin (must have / can't have / should have)
Modal + have + V3 ile geçmiş hakkında tahmin yürütür ya da pişmanlığımızı söyleriz.
Adım adım ilerleKurallar
Kural 1: must have + V3 = kesin olmuş
Güçlü bir kanıt varsa ve geçmişte bir şeyin olduğundan eminsek must have + V3 kullanırız. Türkçedeki “-mış olmalı”.
Kalıp: özne + must have + V3
Örnek: Kaan has a medal around his neck. He must have won the race. (Kaan'ın boynunda madalya var. Yarışı kazanmış olmalı.)
Örnek: The plates are empty. The guests must have enjoyed the meal. (Tabaklar boş. Misafirler yemeği beğenmiş olmalı.)
Kural 2: can't have + V3 = olmuş olamaz
Geçmişte bir şeyin olmasının imkânsız olduğundan eminsek can't have (ya da couldn't have) + V3 kullanırız. (Amerikan İngilizcesinde *must not have + V3* de olumsuz bir tahmin için kullanılır: *He must not have seen us.* Ama “kesinlikle olamaz” için can't have en güvenli seçimdir.)
Kalıp: özne + can't / couldn't have + V3
Örnek: Selin can't have taken the bus. She was at home all day. (Selin otobüse binmiş olamaz. Bütün gün evdeydi.)
Örnek: You can't have finished that book already! It's 500 pages long. (O kitabı şimdiden bitirmiş olamazsın! 500 sayfa.)
Kural 3: might / may / could have + V3 = belki olmuş
Emin değilsek, geçmişte bir şey belki olduysa might / may / could have + V3 kullanırız. Türkçedeki “belki …-mıştır”.
Kalıp: özne + might / may / could have + V3
Örnek: Zehra is late. She might have missed the bus. (Zehra geç kaldı. Belki otobüsü kaçırmıştır.)
Örnek: I can't find my scarf. I may have left it on the train. (Atkımı bulamıyorum. Belki trende bırakmışımdır.)
Kural 4: could have + V3 = olabilirdi ama olmadı
could have + V3 ayrıca geçmişte mümkün olan ama gerçekleşmeyen bir şeyi anlatır: kaçırılan bir fırsat ya da neyse ki olmayan bir şey.
Kalıp: özne + could have + V3 (ama olmadı)
Örnek: We could have gone to the beach, but we stayed at home. (Plaja gidebilirdik ama evde kaldık.)
Örnek: You could have called me! I was waiting. (Beni arayabilirdin! Bekliyordum.)
Kural 5: should(n't) have + V3 = pişmanlık / eleştiri
Geçmişte yapılan bir hatayı anlatırken should have + V3 (yapmalıydın ama yapmadın) ya da shouldn't have + V3 (yapmamalıydın ama yaptın) kullanırız. Türkçedeki “-malıydı / -mamalıydı”. Konuşmada have kısalır: *must've, should've* (ama asla ~~must of~~ yazma!).
Kalıp: özne + should / shouldn't have + V3
Örnek: I should have charged my tablet. Now the battery is dead. (Tabletimi şarj etmeliydim. Şimdi şarjı bitti.)
Örnek: We shouldn't have left the cake in the sun. Now it's soft. (Pastayı güneşte bırakmamalıydık. Şimdi yumuşadı.)
Sık yapılan hatalar
She must have went home.→ She must have gone home.have'den sonra V3: go – went – gone.
I should studied more.→ I should have studied more.Geçmiş için should have + V3.
It must rained last night.→ It must have rained last night.Geçmiş tahmin: must have + V3; have'i unutma.
C1 seviyesinde 17 konu içinde 16. sırada.