Geçmişteki gelecek (was going to, was about to, would)
Geçmişteki gelecek (future in the past): geçmişteki bir andan bakınca daha sonra olacak olan şeyi anlatır. Türkçedeki “-acaktı / -ecekti”.
Adım adım ilerleKurallar
Kural 1: was / were going to
Geçmişteki bir plan / niyet ya da o anki bir tahmin için kullanılır. Çoğu zaman plan gerçekleşmemiştir, ardından *but* gelir.
Kalıp: özne + was / were going to + yalın fiil
Örnek: We were going to play outside, but it rained. (Dışarıda oynayacaktık ama yağmur yağdı.)
Örnek: I knew it was going to be a great day. (Harika bir gün olacağını biliyordum.)
Kural 2: was / were about to
Bir şey olmak üzereydi, çok yakındı. Genellikle when ile araya giren bir olay gelir. Aynı anlam: was on the point of + -ing.
Kalıp: özne + was / were about to + yalın fiil (… when …)
Örnek: I was about to sleep when my phone buzzed. (Tam uyumak üzereydim ki telefonum titredi.)
Örnek: She was on the point of leaving. (Tam çıkmak üzereydi.)
Kural 3: would
knew, thought, said, promised, had no idea gibi geçmiş fiillerden sonra, o andan bakınca olacak şeyi would ile anlatırız (bir tahminse was going to da olur). Bu, *will*'in geçmişteki karşılığıdır. Hikâyelerde “ileride … olacaktı” anlamında da kullanılır.
Kalıp: … knew / thought / said … + would + yalın fiil
Örnek: I thought you would be late. (Geç kalacağını düşünmüştüm.)
Örnek: She met a boy who would become her best friend. (En iyi arkadaşı olacak bir çocukla tanıştı.)
Kural 4: was to / was due to
was / were to resmî bir plan ya da geriye bakınca bir kader anlatır. Gerçekleşmeyen plan: was to have + V3. was / were due to: tarifeli ya da beklenen olay.
Kalıp: özne + was / were to / was / were due to + yalın fiil
Örnek: The ceremony was to begin at noon. (Tören öğlen başlayacaktı.)
Örnek: The bus was due to leave at eight. (Otobüsün saat sekizde kalkması gerekiyordu.)
Sık yapılan hatalar
I am going to call you, but I forgot.→ I was going to call you, but I forgot.Plan geçmişteydi → was going to. Türkçedeki “-acaktım” ekindeki geçmişi unutma!
I knew you will win.→ I knew you would win.Geçmiş bakış açısı → would.
She was about leave.→ She was about to leave.about to + yalın fiil; *to* düşmez.
C1 seviyesinde 17 konu içinde 15. sırada.