gevezebaykuş
EN
Menü
← Tüm dilbilgisi konuları
C1

İleri modal yapılar (needn't have, be bound to, be supposed to…)

Modallara benzeyen ama daha ince anlamlar taşıyan yapılar:

Güneş ve Alparslan, Hoot ve Dobi ile renkli öğrenme yolunda. Adım adım ilerle

Kurallar

  • Kural 1: needn't have + V3

    Eylem yapıldı ama sonradan gereksiz olduğu anlaşıldı. Türkçede “…mene gerek yokmuş”.

    Kalıp: özne + needn't have + V3

    Örnek: You needn't have bought bread. We have plenty. (Ekmek almana gerek yoktu. Bol bol var.)

    Örnek: I needn't have run. The bus was late. (Koşmama gerek yokmuş. Otobüs gecikti.)

  • Kural 2: didn't need to + fiil

    O zaman gerekli değildi. Genellikle eylem yapılmadı. Türk öğrenciler iki yapıyı sık karıştırır: “yaptım mı?” diye sor!

    Kalıp: özne + didn't need to + yalın fiil

    Örnek: I didn't need to cook; we ordered pizza. (Yemek yapmama gerek kalmadı; pizza söyledik.)

    Örnek: She didn't need to study, so she went out. (Çalışmasına gerek yoktu, bu yüzden dışarı çıktı.)

  • Kural 3: be bound to / be likely to / be sure to

    be bound to ve be sure / certain to = “kesin …acak”. be likely to = “muhtemelen …acak”; be unlikely to = “pek olası değil”. Hepsinde to + yalın fiil.

    Kalıp: be + bound / sure / likely + to + fiil

    Örnek: Our team is bound to win today. (Takımımız bugün kesin kazanacak.)

    Örnek: The roads are likely to be busy. (Yollar muhtemelen kalabalık olacak.)

  • Kural 4: be supposed to, be due to, be to

    be supposed to = kural, beklenti ya da plan; was supposed to = olması gerekiyordu ama olmadı; not supposed to = yapılmamalı. be due to saatli programlar için, be to resmî talimat ve planlar için.

    Kalıp: be + supposed / due + to + fiil · be + to + fiil

    Örnek: We are supposed to be quiet in the library. (Kütüphanede sessiz olmamız gerekiyor.)

    Örnek: The movie was supposed to start at six. (Filmin altıda başlaması gerekiyordu.)

Sık yapılan hatalar

  • You needn't have to bring food. → You needn't have brought food.

    Kalıp needn't have + V3; araya *to* girmez.

  • We suppose to be there at five. → We are supposed to be there at five.

    be ve -d unutulmamalı: *are supposed to*.

  • It's bound rain later. → It's bound to rain later.

    bound her zaman to ile gelir.

C1 seviyesinde 17 konu içinde 17. sırada.

Bu seviyede keşfe devam