Konuşma dilindeki söylem belirteçleri
Söylem belirteçleri konuşmayı yönlendiren kalıplardır: fikri yumuşatır, düzeltir, konuyu değiştirir, karşı bir görüş ekler. Anlamları kelime kelime çevrilmez; sabit kalıplar olarak öğrenilir.
Adım adım ilerleKurallar
Kural 1: Karşı nokta eklemek
Söylediğine bir sınırlama ya da karşı görüş eklemek için: mind you (gerçi), that said / having said that (bununla birlikte), then again (öte yandan), to be fair (hakkını vermek gerekirse).
Kalıp: Cümle. + Mind you / That said / Then again / To be fair, + cümle.
Örnek: The hike was tiring. That said, the view was worth it. (Yürüyüş yorucuydu. Bununla birlikte manzara değdi.)
Örnek: He forgot my birthday. To be fair, he was very busy. (Doğum günümü unuttu. Hakkını vermek gerekirse çok meşguldü.)
Kural 2: if anything ve as it were
if anything = "hatta tam tersine": karşı tarafın düşündüğünün aksinin daha doğru olduğunu söyler. as it were / so to speak = "deyim yerindeyse, tabiri caizse": bir ifadeyi mecazi kullandığını gösterir.
Kalıp: olumsuz cümle; if anything, + ters durum
Örnek: She isn't shy. If anything, she's too talkative. (Utangaç değil. Hatta fazla konuşkan.)
Örnek: He's our walking map, as it were. (O, deyim yerindeyse bizim yürüyen haritamız.)
Kural 3: Konu değiştirmek ve geri dönmek
by the way (bu arada) yeni bir konu açar. speaking of which / speaking of + isim (lafı açılmışken) ilgili bir konuya geçer. anyway (neyse) ve as I was saying (diyordum ki) asıl konuya döndürür.
Kalıp: By the way / Anyway / As I was saying, + cümle
Örnek: Speaking of music, did you hear the new song? (Müzikten bahsetmişken, yeni şarkıyı duydun mu?)
Örnek: Anyway, let's get back to work. (Neyse, işimize dönelim.)
Kural 4: Açıklamak, düzeltmek, fikir söylemek
I mean (yani), in other words (başka bir deyişle), actually (aslında), on second thought (bir daha düşündüm de) açıklar ya da düzeltir. if you ask me, to be honest, for what it's worth fikir bildirir.
Kalıp: I mean / Actually / If you ask me, + cümle
Örnek: Actually, the café opens at nine, not eight. (Aslında kafe sekizde değil dokuzda açılıyor.)
Örnek: If you ask me, we should leave early. (Bana sorarsan erken çıkmalıyız.)
Sık yapılan hatalar
Mind your, the food was cold.→ Mind you, the food was cold.Kalıp sabittir: mind you.
If something, it was easier.→ If anything, it was easier.Kalıp if anything; Türkçedeki "hatta"yı kelime kelime çevirme.
He is, as it was, our leader.→ He is, as it were, our leader.Kalıptaki were hiç değişmez.
C2 seviyesinde 13 konu içinde 5. sırada.