Cümle yapısı: can / can't cümleleri
can = -ebilmek. Neler yapabildiğimizi söyler ve izin istemeye yarar. Türkçede bu bir ektir (yüzebilirim); İngilizcede fiilin önünde ayrı bir kelime.
Parçaları birleştirBu bölümde
Ne işe yarar?
Yetenek: I can swim. (Yüzebilirim.) İzin: Can I go out? (Dışarı çıkabilir miyim?) Olumsuzu can't (= cannot): yapamamak ya da izin olmaması.
Formül
Olumlu: I can swim. · Olumsuz: Fish can't climb trees. · Soru: Can you whistle? · Kısa cevap: Yes, I can. / No, I can't.
Renkli örnekler
Türkçede -ebil- fiilin içine girer; İngilizcede can fiilin önünde ayrı durur.
Örnek: I can ride a bike. (Bisiklet sürebilirim.)
Örnek: My grandma can speak three languages. (Büyükannem üç dil konuşabilir.)
Soru ve kısa cevap
Düz cümle: You can whistle. Soru: Can you whistle? Yalnız can öne geçer.
Örnek: Can you whistle? (Islık çalabilir misin?)
Örnek: Can your brother swim? (Erkek kardeşin yüzebilir mi?)
Türkçe ile karşılaştır
-ebil- eki → can
Örnek: I can swim. (Yüzebilirim.)
Örnek: Cats can't fly. (Kediler uçamaz.)
İpucu
can herkes için aynıdır ve arkasından yalın fiil gelir: I can, she can, they can. Fiile -s eklenmez, araya to girmez: She can swim. (“She cans swim”, “She can swims”, “She can to swim” yanlış.)
Pre-A1 seviyesinde 7 bölüm içinde 6. sırada.