should have / could have / would have
Modal + have + V3 ile geçmişe dönüp bakarız. Burada tahmin değil, pişmanlık, eleştiri ve kaçırılan fırsatlar var (tahmin için: must / can't have konusu).
Adım adım ilerleKurallar
Kural 1: should have + V3 → pişmanlık, eleştiri
Geçmişte yapılması doğru olan ama yapılmayan şey için should have + V3 kullanılır. Türkçedeki “-malıydım / -meliydin”.
Kalıp: özne + should have + V3
Örnek: I should have packed a sweater. It's cold here! (Bir kazak koymalıydım. Burası soğuk!)
Örnek: You should have asked the teacher. (Öğretmene sormalıydın.)
Kural 2: shouldn't have + V3 → yapılan hata
Geçmişte yapılan ama yapılmaması gereken şey için shouldn't have + V3 kullanılır. Türkçedeki “-mamalıydım / -memeliydin”.
Kalıp: özne + shouldn't have + V3
Örnek: I shouldn't have eaten that third slice of pie. (O üçüncü dilim turtayı yememeliydim.)
Örnek: We shouldn't have left the gate open. (Bahçe kapısını açık bırakmamalıydık.)
Kural 3: could have + V3 → kaçırılan fırsat
Geçmişte mümkün olan ama gerçekleşmeyen şey için could have + V3 kullanılır. Türkçedeki “-ebilirdim / -abilirdik”.
Kalıp: özne + could have + V3
Örnek: We could have taken the ferry, but we flew. (Vapura binebilirdik ama uçakla gittik.)
Örnek: Be careful! You could have dropped the tray. (Dikkat et! Tepsiyi düşürebilirdin.)
Kural 4: would have + V3 → olmayan sonuç
Başka bir şey olsaydı olacak ama olmayan sonuç için would have + V3 kullanılır. Çoğu zaman but ile sebebini söyleriz. Türkçedeki “-ardım / -erdik”.
Kalıp: özne + would have + V3 …, but …
Örnek: I would have joined you, but I had a piano lesson. (Size katılırdım ama piyano dersim vardı.)
Örnek: The trip would have been perfect, but it rained. (Gezi mükemmel olurdu ama yağmur yağdı.)
Kural 5: needn't have ↔ didn't need to
needn't have + V3 → yaptın, ama gerek yokmuş. didn't need to + fiil → gerek yoktu (çoğunlukla yapmadın). Yapıldığı belliyse needn't have, yapılmadığı belliyse didn't need to. Not: Amerikan İngilizcesinde needn't have resmî ve seyrek kullanılır; günlük konuşmada iki durum için de çoğu zaman didn't need to / didn't have to denir.
Kalıp: needn't have + V3 · didn't need to + fiil
Örnek: I needn't have ironed my shirt; nobody noticed. (Gömleğimi ütülemesem de olurmuş; kimse fark etmedi. (Ütüledim.))
Örnek: It was warm, so I didn't need to take a jacket. (Hava ılıktı, bu yüzden ceket almama gerek yoktu. (Almadım.))
Sık yapılan hatalar
I should have went to bed earlier.→ I should have gone to bed earlier.have'den sonra V3 gelir: go – went – gone.
You should of told me.→ You should have told me.should've kulağa “should of” gibi gelir ama yazılışı should have'dir.
She should had called.→ She should have called.Modal'dan sonra her özneyle have kullanılır, had değil.
B2 seviyesinde 23 konu içinde 18. sırada.